İç Döküş

Merhaba :)
Kafamda deli sorular var. Bir şeyler yapmam lazım ama içimden gelmiyor. Okul diyordum okul bitti, sınav dedim sınav geçti, stajım devam ediyor sadece 15 günde bir imza atıyorum ve haftada bir baroya gidiyorum o kadar. Çalışmak için büro bulmam lazım artık sıkıldım oturmaktan hem de para kazanmak istiyorum ama bir yanım korkuyor. Avukatlıkla ilgili hiçbir şey bilmiyorum ve bu beni korkutuyor. Ankara'da yaşamaya çalışmak gün geçtikçe zor geliyor. Evimi, ailemi özlüyorum. Bu sene mecburen Adana'ya döneceğim artık. Yurtta kalmak istemiyorum artık, ev istiyorum. Evler tek başıma çok çok pahalı, ev arkadaşı yok. Bir tanesi eve çıkmam asla çıkmam dedi bir hafta sona eve çıktı. Öbürüne gel beraber eve çıkalım dedim karşılayamam evin parasını yurtta kalıcam dedi eve çıkması belki on gün sürdü. Bir başkası eve çıkalım dedi tamam dedim sonra geri caydı şimdi gene ev diyor. Hepsinden önemlisi babam her defasında ne zaman Adana'ya döneceksin diyor. Ankara'da sadece Fotokopici bey için kalıyorum resmen. Ama sağ olsun o da bazen niye burada bu çileyi çekiyorum ki ne uğruna diye kendimi sorgulamama sebep oluyor.

A bir de fotokopici beyle gelecek sorunlarımız var. Ben Ankara'da avukatlık yapmak istemiyorum çünkü hem burada çok zor para kazanmak hem de Ankara'da yaşamak istemiyorum. İlişkinin en başından beri söylediğim şey buydu ve o zamandan beri kendisi sen nereye ben oraya diyordu ta kii bir kaç ay öncesine kadar. Başka yerde ne yapacağız, Ankara olmazsa Adana'da da yaşamayız ben gitmem oraya asla demeye başladı. Oysa ki Adana'ya gidelim dememiştim. Hem de gitsek buradakinden çok daha rahat bir hayatımız olurdu maddi yönden. Olur da Ankara'da kalırsak şuradan ev tutarız şunu yaparız bunu yaparız bir ikimiz oluruz oh mis modundaydık ki bir gecede adama ne olduysa e evlenince bizim evde yaşarız demeye başladı. İstemem ben oturmam burada dedim kıyamet koptu. Evlerine gittiğimde hiçbir şey yapmıyormuşum ben de artık o evin kızıymışım iş yapmam gerekirmiş. Ben anamın evinde bir şey yapmıyorum senin evinde mi yapacağım denmiyor ama o evde herhangi bir iş yapmak anneme ihanet etmek gibi geliyor. Dahası benim olmayan bir evde herhangi bir şey yapmak istemiyorum. Benimseyemiyorum. A bir de benden önce o eve kaç kişi geldi daha başka kimlere bu evin kızısın denildi? Fotokopici beyin annesiyle yaşamak istemiyorum tabi br de bu var. Hayır kadın yaşlı değil hasta değil ama resmen beyefendi e ben annemi bırakmam diyor. Ben de istemiyorum annemi babamı bırakmayı ben de getireyim o zaman evin içine onları. O kadın eve girdiğinde bize ait hiçbir alan kalmamış olacak ve ben bunların hiçbirini istemiyorum.  Bunları düşündükçe kızıyorum, aklımda onunla kavga etmeye başlıyorum ama bu kadar şeyi söyleyemiyorum ona. Kendisiyle ilgili en ufak bir konuda bir şey söylesem e sen de bunu yaptın diyor ya da direkt savunma moduna geçiyor ya da kaçıp hiçbir şey dinlemiyor. Aileme hala anlatmadım bir çok sebepten dolayı üstüne bir de bunlar oldukça anlatmak da istemiyorum. Adana'ya dönmek zorunda kaldığımda Fotokopici beyle sonumuzun gelmesinden korkuyorum.

Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum sadece yoruldum artık.

Şarkı.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YÜZÜK

Yeni Hayat