Kayıtlar

Nisan, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Leyla

Bir önceki yazıdaki çocuk(Ağır Abi olsun adı) yok oldu. Ama ne yok olmak. Fotokopici beni yurda bırakıyordu, Ağır Abi görmüş bunu. Takip etmiş olması lazım görmesi için yoksa başka türlü imkanı yok. Hiçbir şekilde yol üstü falan değil yani. Bu mesaj attı ben yurda girdikten beş dakika sonra, bende iki saat sonra cevap verdim ders çalışıyordum yeni gördüm diye. Sonraki gün ben yine fotokopicinin oradaydım, Ağır Abi mesaj atmış bir sürü. Ben yurdun sokağına girince fark ettim mesajları. Aradım direkt, geldi bu da işte. Benden sana hayır gelmez dedim, senden kimseye hayır gelmez topluma zararlısın dedi. Aynı anda iki kişiyle konuşmak nasıl bir şey söylesene dedi, bilmem konuşana sor dedim. Çünkü ölümüne inkar hayat felsefem :D En son giderken, dua et üç gündür tanıyorum seni yoksa kafanı o arkandaki demire geçirmiştim dedi. O konuştuğun adamın da kim olduğunu biliyorum, bak bakalım o seninle konuşuyor mu bir daha dedi. Ben yusuf yusuf tabi. Yurda girdim, fotokopiciyi aradım dedim böyle b…

Uykum Kaçtı Da Azıcık

Her şey çok monoton, sevgili yok, değişiklik yok, okuldan sıkıldım diye gezerken saçma saçma işlerin içine girdim.

Yurtta Merve vardı, bana birini ayarlayacaklardı. Tanıştık, gezdik, tozduk. Adam çok hızlı çıktı. A bide değişik bir kıskanç mı neyse artık, ona niye baktın, bu saatte niye uyanıksın, bana niye cevap vermedin. Lan daha iki gün olmuş bismillah bir dur, bir alışayım varlığına. Yarın sabah ilk iş bu adamı hayatımdan yok etmek olacak.

Sonra, okulun orada bir fotokopici var, çok severim kendisini böyle güler yüzlü hoş sohbet falan. Geçen gün okuldan çıktım yurda gidicem yağmur başladı hafiften. Baktım o da kapıda, geçtim dükkana. Altı saat orada kalmışım resmen. Bugün de yaptım aynısını. Muhabbetin devamını da telefondan ediyoruz. Şahane bir adam. Fotokopici diyince yaşça çok büyük bir şey canlanmasın gözünüzde, beş yaş var aramızda.

A bir de finaller yaklaşıyor, kütüphane moduna geçtim artık şükür.

Haftaya adanaya gidiyorum inşallah, bilet almam lazım. En sevdiğim şey Ankara&…

İsyan!

Resim
Yıldım. Çalışıyorum ama anlamıyorum. Derse giriyorum, kadın çok hızlı ders anlattığı için not tutamıyorum, notları alıyorum yine çok kısa geçildiği için  yine anlamıyorum. Hatta anlatmayıp bu da ödev olsun diyip bunu da sınav sorusu yapacağını söylüyor. Bu dersten de kadından da nefret ediyorum. Lanet gelsin okulu bulup taş devrinden çıkan insanlara!



Şarkı.

Nisan'da Adana'da!

Resim
Adana'da karnaval başladı, haberlerde gazetelerde her yerde karnaval haberi yapıyorlar ve benim içim gidiyor. Adana'da tam anlamıyla yaşamaya başladığımda her sene gideceğim o karnavala. Ayy her yer mis gibi portakal çiçeği kokuyordur bir de şimdi. Adana özlemimin depreştiği günlerdeyiz evet. Anneme hava çok güzeldi kot montla dolaştım hatta terledim bir ara dedim, burada da tişörtle terlenmeye başladı artık dedi. O an tam anlamıyla bir dramdı benim için.


ben de orada olmak istiyoruum :(

Kütüphanede çalışmaya başladım artık. Anneme mesaj attım hava mis gibi ama ben kütüphanede ders çalışıyorum diye, kütüphane havası da mis gibidir çalış sen dedi :/

Yurtta Merve diye bir arkadaşım var, benden azıcık küçük. Merve'ye ben hep yok mu benim yaşlarımda bir arkadaşın ayarlasana bana diyordum( kendimden küçük erkeklerden hoşlanmıyorum da) Merve'nin sevgilisinin ev arkadaşı varmış. Merve'nin sevgilisi de Merve'ye abime (ev arkadaşıyla çocuğun arasında beş yaş var da) biri…

Herkesin Acısı Sevgisi Kadar

Sabah yatakta ayılmaya çalışırken Facebookta ilkokuldan bir arkadaşımın paylaştığı bir fotoğrafı gördüm, Mustafa diye bir arkadaşımız ki kendisini ilkokuldayken çok severdim, başımız sağ olsun, Allah rahmet eylesin içerikli bir fotoğraf. Dalga geçiyor herhalde dedim, Mustafa ölmüş olamaz dedim. Sonra bir başka arkadaşımda daha gördüm yine aynı içerikli bir fotoğrafı. Mustafa'nın profilini açtım baktım, bir arkadaşı dün kalp krizi geçirdiğini ve öldüğünü yazmış falan. Telefon elimde yatağın içinde gözlerim dolu dolu kaldım öyle. Sonra Ankara'da okuyan başka bir ilkokul arkadaşıma söyledim duydun mu diye şimdi gördüm dedi, o tayfayla arkadaşlığımı bitireli çok oldu dedi. İçime bir şey oturdu resmen benim bu kız böyle diyince. Ben o şehirden gideli 11 sene olmuş ama onları hep bıraktığım gibi hatırladım, öylelerdir diye düşündüm. Ama değillermiş. Gittiğim yerlerin hiçbirine dönmedim geri. Kiminde imkanım vardı ama gitmedim kiminde de korktum ya bıraktığım gibi değilse diye. Bugün…