Bir Gün Göçtün Gittin

Kuzenim öldükten sonra sanırım ikinci kez gittim dayıma. İki sene geçti ve ben iki kez gittim sadece. Ayaklarım geri geri gitti hep. O evi görmeye dayanamadım hiç. Eskiden Ankara benim için yol üstünde mola yeriydi, bir kaç gün kalınıp yola devam edilirdi. Her gelişimde kuzenimle sabahlardık. O koca senede birikenler bir gecede anlatılırdı. 17 yaşında öldü. 17 senede toplasan 17 kez görmedik belki birbirimizi. Ama insan görmeden de sevebiliyor işte, görmeden de her aklına gelişinde kor gibi hissediyor acısını. Biz hep farklı şehirde onlar hep farklı şehirde... Şu yaşıma kadar ne bir bayram ne bir hastalık, hepsinde tektik biz, hiç görmedim akraba falan. Senede bir kere de olsa görünce seviyormuş işte insan, kan çekiyor derler ya öyle bir şey herhalde bu da. Kuzenimle de böyleydik işte.

Dedem gelmişti dayımlara, Ankara'ya cuma günü. Aman dedim akşam akşam gitmeyeyim, yarın öğlen giderim. O gece de yatarken kimse rahatsız etmesin diye telefonumu da sessize aldım. Sabah annem aramış duymadım ama gözlerim birden fal taşı gibi açıldı resmen, telefona baktım cevapsız arama bir kaç dakika önce. Aradım hemen. Annem ağlaya ağlaya kaza olmuş dedi. Nasıl şimdi dedim, ölmüş dedi. O odanın içinde tek başıma kaldım bir an, dizlerim titredi, ayakta duramadım bile. Oda arkadaşımın yanına nasıl gittiğimi hatırlamıyorum bile. Kuzenim dedim ağlamaya başladım. Ölmüş diyemedim, fısıltıyla çıktı resmen o kelime ağzımdan. Yakıştıramadım da O'na hiç ölümü. O daha küçücüktü. Belki o akşam gitseydim dayımlara sabahlardık gene, gitmezdi gece arkadaşlarının yanına dedim en başta. Sonra ben gitseydim bile bir şey değişmeyecekti, ömrü bu kadarmış diye rahatlatmaya çalıştım kendimi.

Cenazeden sonraki sene gidebildim oraya tekrar. Senesinde gittik teyzemlerle, tek kalmasınlar o gece diye. Yatacak yer kalmadı kuzenimin odasında yattım. Uyuyamadım bile bütün gece. Geçen gün dayım aradı, bize gel dedi, tamam dedim gittim. Bu sefer ben geçtim kimse bir şey demeden o odada. Küçük kardeşi tipiyle huyuyla aynı abisine benzemiş. Sanki o var gibi hissettim hep.

Kuzenim çok zıtlaşırdı ailesiyle. Yengem de dünyanın en gereksiz insanıydı benim gözümde. Hatta bir nevi sonradan görme. O çocuğun o evde yaşadıkları aklıma geldikçe yengemden nefret ettim hep, içim acıdı hep. Çocuğu koca dünyaya sığdıramadılar da gidip bir avuç toprağın içine koydular.

Şarkı.

Yorumlar

  1. Üç kuzenimi aynı kazada kaybedip, emanet ettik toprağa. O yüzden duygularını çok iyi anlıyorum.

    Fazla görmesende, kan bağı diye bir gerçeklik var. Kan bağı insanları birbirine çekiyor.

    Çok erken ayrılmış Dünya'dan kuzenin ama sana giderken güzel anılar bırakmıştır. Ettiğiniz sohbetleri düşün ve onu tanıdığın için ne kadar şanslı olduğunu. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Defalarca yazdım yazdım sildim. Allah hepimize sabır versin demekten başka bir şey bulamadım sanırım
      :)

      Sil

Yorum Gönder

E gelmişsin madem, okumuşsun da emek edip. Fikirlerini de beyan etsene, merak ediyorum :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gelecek Kaygısı

Hoş Geldin 2017!

Burası soğuk, soğuk odalaar