Kayıtlar

Mart, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Özlemek Çok Çirkin Bişey

Hayatım boyunca hep birilerini özledim. Her şey değişti, yaşadığım şehirler, etrafımdaki insanlar, sevdiklerim, sevmediklerim, ben  değiştim, her şey değişti de bir özlem duygusu geçip gitmedi hayatımdan. Yolculukları da hiç sevmem. Hep uzaklaştım sevdiğim şeylerden, hep özlem duyduğum şeyleri çoğalttı.
İlk okuldayken okuldan çıkar çıkmaz bisikletle bütün mahalleyi gezerdik. Afyondan Elazığ'a gidince en çok bunu özlemiştim. Elazığ'da babamı çok özlerdim. Belli etmezdim ama çok özlerdim.
Tekirdağ'da sabaha kadar bahçede gırgır şamata ederdik. Haylazlık diz boyuydu o zamanlar. Kardeşim gibi sevdiğim bir arkadaşım vardı, kapı komşumuzdu. Son sene ikimizinde dersleri çok yoğundu, denk gelemezdik pek gündüzleri. Dersaneden eve geldiğimde lambası açık olursa camını taşlardım. Bir gün camı kıracaksın derdi hep. Onları da çok özledim. Ankara'ya geldim sonra. Evimi çok özlüyorum. Bir de ailemi. Hiç özledim diyemedim anneme, babama, kardeşime. Dersem sesim titrer, gözlerim dolar…

Bir Gün Göçtün Gittin

Kuzenim öldükten sonra sanırım ikinci kez gittim dayıma. İki sene geçti ve ben iki kez gittim sadece. Ayaklarım geri geri gitti hep. O evi görmeye dayanamadım hiç. Eskiden Ankara benim için yol üstünde mola yeriydi, bir kaç gün kalınıp yola devam edilirdi. Her gelişimde kuzenimle sabahlardık. O koca senede birikenler bir gecede anlatılırdı. 17 yaşında öldü. 17 senede toplasan 17 kez görmedik belki birbirimizi. Ama insan görmeden de sevebiliyor işte, görmeden de her aklına gelişinde kor gibi hissediyor acısını. Biz hep farklı şehirde onlar hep farklı şehirde... Şu yaşıma kadar ne bir bayram ne bir hastalık, hepsinde tektik biz, hiç görmedim akraba falan. Senede bir kere de olsa görünce seviyormuş işte insan, kan çekiyor derler ya öyle bir şey herhalde bu da. Kuzenimle de böyleydik işte.

Dedem gelmişti dayımlara, Ankara'ya cuma günü. Aman dedim akşam akşam gitmeyeyim, yarın öğlen giderim. O gece de yatarken kimse rahatsız etmesin diye telefonumu da sessize aldım. Sabah annem aramış …

Ankara

Her seferinde anneme babama haberleri izlerseniz paniklemeyin iyiyim ben demekten yoruldum artık ya. Onların sesindeki korku, panik, sesimde belli etmemeye çalıştığım endişe... Her yerde deli gibi siren sesleri, helikopter sesleri... Arayıp ulaşmaya çalıştığım arkadaşlarım, çok şükür kıl payı yırtmışlar dediklerim... Anca lanetleyelim, yasaklayalım, biter belki, gidenler gelir belki!

Onulmaz Dert Gibi Değil Bulunmaz Deva Gibi

Resim
Feridun Düzağaç'ı pek bir severim, daha da sevdim resmen.

Ölünmüyor

Pek yakın bir arkadaşım var Ankara'da. İntihar etmiş sonuç başarısız tabi bu kadar rahat yazabildiğime göre. Aslında ilk girişimi değildi bu sanırım bu yüzden ortak bir arkadaşımız söyleyince pek ciddiye almadım. Hastanede ikinci günüymüş bir de bütün arkadaşlar bir telaş yapmış falan öyle olunca hıı ciddi demek ki bu sefer dedim. Böyle olunca da biraz vicdan azabı çektim kötü bir arkadaş mıyım ben bir ben mi takmadım diye. Edindiğimiz bilgileri de annesi bu hepimize haber veren ortak arkadaşa söylemiş işte. Bildiğimiz tek şey ilaç içip intihar ettiği ve yengesine attığı mesajla olayın fark edilip hastaneye götürülmesi. Yarın belli olacakmış hastaneden çıkıp çıkmayacağı. Şimdi burada asıl sorun bizim nasıl davranmamız gerektiği. İntihar sebebini bilmiyoruz. Yanına gitmeli miyiz gideceksek ne zaman gitmeliyiz ne demeliyiz bunları bilmiyoruz. Gidersek ters teper mi gitmezsek alınır mı? Annesine soracağız yarın gelelim diye ama arkadaş annesiyle de zıt bir insan. Kadının gayet iyi ni…

Evli, Mutlu, Çocuklu

Eve her gidişimde dönmek biraz daha zor geliyor. İlk sene böyle değildi, ikinci sene birazcık zorlaştı da bu sene bambaşka. Ankara'da yaşamak değil aslında zor gelen ama bilmiyorum işte. Okul zorlaştıkça, odamdaki huzurum kaçtıkça daha da çileli hale geldi evden Ankara'ya gelmek. Çok merak ediyorum ama annem fark ediyor mu bunları. Kolay kolay bir şey anlatmam ben anneme falan. Ne kadar bunalsam da söylemem, kendim çözmeye çalışırım her şeyimi hep. Sevmiyorum aslında bu huyumu.

Okul bir an önce bitse, Adana'ya dönsem, ölene kadar kalsam orada. Sonra da varsa baraj manzaralı bir mezarlık lütfen ^^

Çok acayip bir rüya gördüm. Rüyamda arkadaşlarıma mesaj atıyorum, yarın nikahım var ne giysem acaba diye. Sonra dolaba bakıyorum bakıyorum kıyafet bulamıyorum bir türlü. Anneme diyorum sen nasıl annesin yarın nikahım var daha ortada kıyafetim yok diye. O da bana giy bir pantolon git işte diyor. Sonra arkadaşımla konuşuyoruz, yarın düğünüm var ama bana çok soğuk davranıyor acaba e…