Dönüyom Dönemiyom, Sonunda Bir Çıkış Yok

Dinleyiniz.

Sıkıldım, bunaldım, daraldım ders çalışmaktan ve çalışamamaktan. Bitse de gitsek keşke artık. Hava soğukken zaten bütün yaşam enerjim çekiliyor resmen. Yurtta çalışırken kendi dikkatimi dağıtıyorum, kütüphaneye gidiyorum bazen, tabi yer bulabilmek için kargalar kahvaltısını etmemişken uyanıp gitmem lazım o ayrı. Bunca çileye değer umarım da seneye mezun olabilirim... Zaman ilerledikçe mezun olamayacağım gibi geliyor. Çalışmaya başladıkça zaten sigara içme isteğim depreşiyor, sevmiyorum bunu. Gerçi hava ayaz olduğu için donduğum için az az iniyorum aşağıya. Her haliyle bu okul bünyeme zarar işte. Başladığım sene saçlarım daha çoktu mesela, döküldü, azaldı resmen. Eskiden saçlarımı tutmayan tokalarla rahatlıkla saçlarımı toplayabiliyorum. Gözlerimin altı keş misali mosmor, kapatıcı bile kapatmıyor. Kilo alıyorum binbir güçlüke, sınav zamanı hoop gidiyor geri. Ben bitmeden bitecek inşallah okul.

                          Kütüphaneye gittiğimde bu kedi gibi kıvrılıp uyuma isteği geliyor. Çok tatlış değil mi :)


Tıpçı vardı benim bir tane. Ta üniversiteye hazırlandığım zamanlardan kalma bir arkadaşım. Bu çocuk o zaman bu kadar yılışık değildi. Buraya gelince bir değişti, bir yılışık, bir yapışık. İlk sene ara ara buluşuyoruz falan ben sıkıldım bunun yılışıklığından konuşmayı kestim. Ortak arkadaşlarımız Pollyanna bir adım atsa bunlar sevgili olur aslında, tıpçı tepkisinden çekiniyor falan demişler. Ben bunu da öğrenince bir sene hiç konuşmadım tıpçıyla. Bu sene nerden yaptıysam gittim mesaj attım çocuğa. Bir kere buluştuk falan. Sinema muhabbeti geçti, açlık oyunlarınınson filmi vizyona giricekmiş kızları ikna edersem ona gitmek istiyorum dedim. Birlikte gideriz ayarlayalım da dedi, boşluğuma mı geldi ne olduysa peki dedim. Demez olaydım. Ben peki dedikten sonra çocuk resmen her cuma mesaj attı nasılsın napıyorsun diye. İlk hafta iyiyim sen dedim ve bıraktım cevap vermedim, ikinci hafta görmezden gelip iki gün sonra cevap verdim. Üçüncü hafta önce mesaj attı baktı benden cevap yok, aradı! En son açtım tamam dedim pazartesi gideriz. Pazartesi buluşmamıza yaklaşık iki üç saat kala bir arkadaşımın kötü olduğunu bahane ederek buluşmadım. Daha sonra ayarlarız dedim. Bu hafta sanırım beşinci hafta ve yine mesaj attı! Yılmadan usanmadan soruyor hala. Benden cevap gelmeyince de gerçekten de dediğin kadar vefasızmışsın dedi :D


P.S:  Fink fink gezmek diye bir ikilememiz var mı yoksa ben fink atmak deyiminden mi uydurdum bunu kendi kendime :D Bir aydınlatırsanız sevinirim :)



Yorumlar

  1. Şu sınav arefesinde kilo vermeyi nasıl istiyorum. Takabilsem keşke o kadar ki takamadığımdan zaten okul uzayıp gidiyor. Hayır bölümü sevmeyi geçtim sonunda iş görsem yine birşeyler yaparım belki..

    Tıpçı'nda harikaymış. Ne sinir bozucu adam tarzıdır o..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tıpçı yüzünden tıpçılardan soğudum resmen.
      Stres yapınca kilo veremeyen insana hayret ediyorum, jet hızıyla yok oluyor benimkiler :/

      Sil
  2. Ya bende o kedi gibi yatmak istiyorum :D
    ya şu çalışıp çalışamama durumundan bıktım,kütüphanede çalışmak güzel mi işe yarıyor mu? Ben hiç kütüphaneye gitmedim düzgün rahat kütüphane hangisidir,gidince napıcam onu da bilmiyorum :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Etrafındaki herkes ders çalıştığı için konuşacak kimseyi bulamıyorsun mecburen çalışıyorsun, yatacak yer de yok :D Tek işe yaradığı nokta bu yani. Ama ben bir süre sonra etraftakileri kesiyorum. Bi keresinde karşımda bi koreli oturuyordu, önündeki kağıdı mı okuyor uyuyor mu onu anlamak için 15 dk çocuğu incelemiştim :D

      Sil
  3. Ya gitsen ne olcak sanki. Üzüldüm çocuğa. :D Ne yapsın tutulmuş işte bizim Pollyannamıza

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayy tam bir yılışık, bir sarılmalar falan. Bir de tıp okuduğu için zaten kendini bir övme girişiminde sürekli. Her şeyi batıyor yani bana :D

      Sil

Yorum Gönder

E gelmişsin madem, okumuşsun da emek edip. Fikirlerini de beyan etsene, merak ediyorum :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gelecek Kaygısı

Burası soğuk, soğuk odalaar