Aşıksan vur saza, şoförsen bas gaza!

Ehliyetimi aldım! Böyle kendimi çok büyük bir iş başarmış gibi hissettim o ehliyeti elimde tutunca. Mutlu oldum, sevindim. İlk iş babamı aradım aldım ehliyeti diye, araba da istersin sen mezun olunca artık dedi gelince kullan da unutma dedi :) Artık bir tek rakibim THY, asfaltın ustasıyım gözlerinin hastasıyım edasıyla kullanırım arabayı :D

Ayrıca ne kadar işkenceli bir işmiş o emniyette ehliyet için uğraşmak. Ne yapacağımı bilmiyorum kime sorsam farklı bir şey söylüyor, veznelerdeki görevliler suratsız zaten kafalarını kaldırıp bakmıyorlar bile. En son polise sordum, en insaflısı o çıktı da anlattı güzelce de hallettim.

Vizeler yaklaşıyor. %20 etkileyen bir sınav için çalışsam bir dert çalışmasam ayrı bir dert. Alttan aldıklarım yetmiyormuş gibi bir de üstten ders aldım neyime güveniyorsam. Çekilecek çilem varmış resmen. Umarım sonu gerçekten güzel olur. Dua edin, şans dileyin, hayırlısını isteyin falan...

Oda arkadaşıma tahammül edemediğimi fark ettim. Dört beş gündür yoktu o kadar mutluydum ki. Kız geldi ve resmen sessiz sedasız katta bir kahkahalar bir gülüşmeler. Zaman geçtikçe tahammül sınırım düşüyor sanırım. Dahası sürekli isyan halinde bu kız, hep bir yurttan yakınmalar falan. Yurt lan burası ne bekliyorsun ki. Değişik yemek istiyormuş hep aynı şeyleri yemekten sıkılmış sanki bana anasının evinde her gün portakallı pekin ördekleri suşiler yiyor da. Bizim katta üç oda var yani maksimum 6 kişi kalabiliyor. Eski oda arkadaşlarım üst dönemimdi hep, kattakiler de üst dönemimdi ve bir kişi hariç hepimiz hukuk okuyorduk. En çömezleri bendim anlamadığım her şeyi sorup öğreniyordum. Şimdi katın hepsi birinci sınıf. Bölümler alakasız. Hepsi bir isyan halinde sürekli. Bazen gerçekten çığlık atasım geliyor. İçlerinde kendimi bir garip hissediyorum. Sürekli lise muhabbeti dönüyor. O şu sıralamayla gelmiş bu bunu yapmış falan. Ben liseden mezun olalı dört sene olmuş sınıf arkadaşlarımın yarısını unutmuşum bile.

Bugün sabah kahvaltıdan sonra uyuyayım dedim. Çok olsa yarım saat sonra gök gürlemeye başladı. Yağmur yağıyor herhalde dedim ama hiç yağmur sesi de gelmiyor. Kalktım okula gideyim dedim perdeyi bir açtım ve kar yağıyor hem de resmen lapa lapa. Hayatımın şokunu yaşadım resmen o an. Neyse ki on dakika sonra dindi geri. Kışı hiç sevmiyorum evet. Arkadaşlarım a kar yağıyor ne güzel modunda gezerken ben öfleyip geziyordum. Kendimi huysuz şirin gibi hissettim o an :D Akşam tekrar yağdığında yürüyerek geldik o zaman çok güzeldi ama cidden :)

A bir de karanfil sokakta aylak madam diye bir yere gittik bugün, pek hoşuma gitti, tavsiye ederim Ankara'da olanlara :)





Yorumlar

  1. Oooo hayırlı olsun... :) :)

    Neyse, ben de beklerim. Kitabım çıktı çıkıyor! )

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :)
      Sana daha çok hayırlı uğurlu olsun :))

      Sil
  2. Aayyy ne güzel bayılırım kara :D Arkadaşım ben inanmayınca fotograf atmıstı o da Ankarada. O an fotografın içinden girip Ankarada olmak istedim :D
    Kamyon arkası yazıları falan oh çok güldüm ya :D Bu arada tebrikler (en başta yazmam gereken şeyi en sonda yazdım ya:D)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Karı dışarı çıkmam gerektiği zamanlar hiç sevmiyorum ama dışarıda hiçbir işim yoksa dilediği kadar yağabilir :D
      Var benim içimde bir kamyoncu potansiyeli aslında :D
      Teşekkür ederim, kazasız belasız kullanmayı beceririm inşallah :))

      Sil

Yorum Gönder

E gelmişsin madem, okumuşsun da emek edip. Fikirlerini de beyan etsene, merak ediyorum :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gelecek Kaygısı

Hoş Geldin 2017!

Burası soğuk, soğuk odalaar