Kayıtlar

2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hoş Geldin 2017!

Resim
Zaman ne çabuk geçiyor. Ankara'ya geldiğim ilk günü hatta daha eskisi Tekirdağ'a gittiğim ilk günü daha dün gibi hatırlıyorum. Oysa birinin üzerinden üç öbüründen tam yedi sene geçmiş. Her gittiğim şehirde bir öncekini aradım. Hepsinde yaşarken burayı sevmedim, eskisi daha iyiydi dedim. Hepsinden ayrılırken aslında burayı sevmişim dedim. Çok imrendim hep çocukluk arkadaşı olanlara. Ben lisedeki arkadaşlarımın bile bir çoğunun ismini hatırlamıyorum bırak çocukluğu. Hiçbir arkadaşlığım da öyle uzun sürmedi. Gittiğim şehirden sonra çok olsa iki bilemedin üç sene, bu da can ciğer olduklarımla, diğerleri zaten yok. Tek bir istisna var onu da ben evleneceğim adam ilan ettim. Sekiz senedir hayatımda! Ben mi beceremiyorum uzaktan uzağa bir arkadaşlığı yürütmeyi yoksa zaten yürümüyor mu bilmiyorum ama olmuyor, yok bende öyle çok senelik arkadaşlık, dostluk. 2016 mümkünse sağlam dostluklar getirsin bana.



Benim memleket böyle bu aralar.

Adana'da bir inşaat firması bilboardlara  hoş ge…

Dönüyom Dönemiyom, Sonunda Bir Çıkış Yok

Resim
Dinleyiniz.

Sıkıldım, bunaldım, daraldım ders çalışmaktan ve çalışamamaktan. Bitse de gitsek keşke artık. Hava soğukken zaten bütün yaşam enerjim çekiliyor resmen. Yurtta çalışırken kendi dikkatimi dağıtıyorum, kütüphaneye gidiyorum bazen, tabi yer bulabilmek için kargalar kahvaltısını etmemişken uyanıp gitmem lazım o ayrı. Bunca çileye değer umarım da seneye mezun olabilirim... Zaman ilerledikçe mezun olamayacağım gibi geliyor. Çalışmaya başladıkça zaten sigara içme isteğim depreşiyor, sevmiyorum bunu. Gerçi hava ayaz olduğu için donduğum için az az iniyorum aşağıya. Her haliyle bu okul bünyeme zarar işte. Başladığım sene saçlarım daha çoktu mesela, döküldü, azaldı resmen. Eskiden saçlarımı tutmayan tokalarla rahatlıkla saçlarımı toplayabiliyorum. Gözlerimin altı keş misali mosmor, kapatıcı bile kapatmıyor. Kilo alıyorum binbir güçlüke, sınav zamanı hoop gidiyor geri. Ben bitmeden bitecek inşallah okul.

 Kütüphaneye gittiğimde bu kedi gibi kıvrılıp uyuma isteği geliyor. Çok tatlış değ…

Yok Başlık

En son dayanamadım yaptım en güzelinden çirkefliğimi. Oda arkadaşımdan bahsediyoruz evet. Benim bu kadar dayanmam bile mucizeydi aslında. Bugün çarşamba yani poyraz karayel var ki böyle sürekli takip ettiğim çok az dizi vardır bu zamana kadar. Tuvalete gitmem, telefona bakmam, su içmeye kalkmam öyle bir manyaklık. Bugün okuldan gayet yorgun argın geldim kafam bi dünya olmuş üstüne bir de hastayım zaten güzel güzel hayal kuruyorum yemekten sonra yatağa gömülür poyrazı izlerim diye. Hayalim götümde patladı resmen. Özet bitmek üzere yeni bölüm başlayacak, odamdaki vatandaşa(T diyeceğim ona) bugün etütte çalışır mısın poyraz var dedim ki sene başından beri ilk defa bir şey istedim hayır ses var orada dedi. Poyraz başlamak üzereydi ses etmedim yemekhaneye gittim orada izleyeyim diye. Ama yemekhane soğuk ve ben hastayım kaldı ki sınav zamanı olduğu için ders çalışanlar da var. Reklama kadar izledim ama dondum da bir yandan. Odaya geçtim direkt televizyonu açtım hiçbir şey demeden. Bir hışım…

Akışına Bıraktım Gidiyorum

Merhabalar efeniiim :)
Vizelerim yaklaştıkça kafam artık leyla moduna giriyor, abuk sabuk isteklerim ortaya çıkıyor. Sinirim stresim tavan yapıyor ve benim hala elimi dahi hiç sürmediğim derslerim var. Ne kadar hoş değil mi? Sınavlar yaklaştığı zaman dişlerim ağrıyor var mı böyle bir stres belirtisi ya?!

Oda arkadaşıma sinir oluyorum, hakikaten sevemedim ben bu kızı. Eski oda arkadaşlarım çok çok iyilermiş meğerse de kıymetlerini bilememişim. Kızda ne bir selam ne bir sabah var. Geçen gece lambayı hiçbir şey demeden küt diye kapattı ve yattı! Odaya dışarı terliği diye tabir ettiğimiz yurdun oda haricindeki yerlerde kullandığımız terlikle giriyor ki bu daha çok sinirimi bozuyor, söyledim ve başka terliğim yok dedi. Yakında gidip terlik alacağım bu kıza. Mümkünse seneye yanıma yurtta kalmayı bilen, beceren birini versinler.

Ankara da çok soğuk zaten. Hava soğuk diye kütüphaneye bile gitmiyorum artık çalışmak için, yurtta olunca da dikkatimi dağıtıyorum ya bakalım hayırlısı. Bir kere kar…

Bi çığlık atabilir miyim?

İsyanımın doruklarındayım. Yarın annemin doğum günü. Evdeki hiç kimse hatırlamayacağı için pasta göndereyim dedim ama eve sipariş götüren yerlerden kimse memnun olmadığı için pastadan vazgeçtim. Çiçek göndereyim bari dedim. Çiçeksepetinden gayet güzel çiçeğimi beğendim ödeme şeklimi seçtim kart numaramı girdim falan, onayladım işlemi ya da onayladım zannediyorum bilmiyorum ama işleminiz yarım kaldı çağrı merkezimizi arayın yazıyordu ve ödeme yapılmamış gözüküyordu. Çağrı merkezine ulaştım ödeme yapılması için bekleniyor lütfen ödeme yapınız dedi. Bankayı aradım sürekli olarak bant kaydıyla karşılaştım. Kartım annemin ek kartı normalde. Provizyonda bekleyen işleminiz yoktur dedi. Güncel hesaplarıma baktım aldıklarımı hesapladım çiçeğin parasını tam olarak sağlayan bir tutar da eksik kalmadı. Annemden kart numarasını istedim onunkiyle sorguladım yine aynı şeyi dedi. Çiçeksepetini aradım dedim böyle böyle, ödeme yapılmadığı için siparişiniz teslim edilemiyor isterseniz ödemenizi yapalım …

Merak Ediyorum *MİM*

Mars Beyinli beni mimlemiş, pek de güzel etmiş. Kendileri ilk mimim olur e haliyle ilkler unutulmaz :) Sevdiğimiz, sevmediğimiz şeyler, takıntılarımızı anlatacakmışız. E başlayalım o zaman.


Sabit seslere tahammül edemiyorum. Saat tik tak sesi olsun, musluktan şıp şıp damlayan su sesi olsun, yanımdakinin ayağını sallarken çıkardığı ses olsun işkence gibi geliyor. Bir süre sonra kalp atışım o sesin geliş hızına göre ayarlanıyor e haliyle rahatsız ediyor bu da.Maviye bayılıyorum. Böyle her eşyamın içinde illa bir mavi vardır. Az yesem bile öğün atlamayı sevmiyorum. Özellikle kahvaltıyı. A bir de kahvaltının olmazsa olmazı çay tabi ki.Bir şarkıya taktım mı takıyorum resmen. Bir kere sevdim mi böyle milyon kere dinlerim de bıkmam yine. Asansöre tek binmekten korkuyorum, küçükken bindiğim asansörün halatları sarmıştı az daha yere çakılıyordu. O gündür korkarım tek binmekten. Eski püskü gözüken asansörlere hiç binmem zaten. A yine asansör, eğer kimse yoksa  her katta asansörün düğmesine basar…

Yıllar Geçti Mevsim Mevsim

Eski bir sevgilim vardı. Ta liseye ilk başladığımda tanışmıştık. İki dönem üstümdü. Aynı servisteydik öyle tanışmıştık. İlk gördüğümde ne kadar tatlı bir çocuk demiştim. Sonra ben gittim o şehirden babamın tayini çıktığı için ülkenin ta öbür ucuna. Unuttum ben onu ama o unutmamış. Sonra kader belki bilmiyorum ama polis okulunu kazanmış Adana'da. Numaramı bulmuş ortak bir arkadaşımızdan. Aradı okulu kazandığı sene. Arkadaşlığımız tekrar başladı. Abi- kardeş olarak gayet mutlu mutlu devam ettik. LYSye hazırlandığım sene canım sıkıldıkça onu aradım. Her gün konuşur olduk. Sonra bir gün mezuniyet fotoğraflarımı attım ona, bir arkadaşım var fotoğraflarını görüp çok beğendi aslında uzun zamandır sizi tanıştırmak istiyordum dedi. Peki dedim. Biz o arkadaşla sevgili olduk sonra gitti o. Ben yine ona ağladım ona dert yandım unutamıyorum diye. Sonra ben Ankara'yı kazandım onun tayini İstanbul'a çıktı. Abisi Ankara'daydı, abisinin yanına geldi. Beş sene sonra ilk defa gördüm o gü…

Aşıksan vur saza, şoförsen bas gaza!

Ehliyetimi aldım! Böyle kendimi çok büyük bir iş başarmış gibi hissettim o ehliyeti elimde tutunca. Mutlu oldum, sevindim. İlk iş babamı aradım aldım ehliyeti diye, araba da istersin sen mezun olunca artık dedi gelince kullan da unutma dedi :) Artık bir tek rakibim THY, asfaltın ustasıyım gözlerinin hastasıyım edasıyla kullanırım arabayı :D

Ayrıca ne kadar işkenceli bir işmiş o emniyette ehliyet için uğraşmak. Ne yapacağımı bilmiyorum kime sorsam farklı bir şey söylüyor, veznelerdeki görevliler suratsız zaten kafalarını kaldırıp bakmıyorlar bile. En son polise sordum, en insaflısı o çıktı da anlattı güzelce de hallettim.

Vizeler yaklaşıyor. %20 etkileyen bir sınav için çalışsam bir dert çalışmasam ayrı bir dert. Alttan aldıklarım yetmiyormuş gibi bir de üstten ders aldım neyime güveniyorsam. Çekilecek çilem varmış resmen. Umarım sonu gerçekten güzel olur. Dua edin, şans dileyin, hayırlısını isteyin falan...

Oda arkadaşıma tahammül edemediğimi fark ettim. Dört beş gündür yoktu o kadar …

Nasıl cehennemsin, yanmaya geldim

Resim
Dinleyin, dinletin efenim.


Bir Garip Haller

Vizeler yaklaştı yavaştan, sabahın köründe daha kargalar bile kahvaltısını etmemişken arkadaşımla düştük yollara. Milli kütüphaneye gidip çalışacağız. Gayet güzelinden salonda yer bulduk çalıştık akşama kadar falan çıkınca bizim kafalar uçtu tabi. Bünyeler alışık değil tabi. Annem dalga geçiyor bizimle öğrenci olduğunuzu üçüncü sınıfta mı anladınız, fotoğrafınızı çekin de bir gün ders çalışmıştık biz dersiniz diye. Ben tabi o kafayla ne yapsam diye düşünürken piercing yapan bir yer gördüm burnumu deldiricem diye daldım direkt. Adam gayet güzel deldi etti. Annemin tepkisinden korktuğum için söyleyemedim iki gün. Dün akşam fotoğrafını attım. Annem aradı ve sadece delik mi o dedi kapattı suratıma geri. Daha sonra tekrar aradı çıkart onu falan filan. Çıkartmıyorum ben böyle istiyorum dedim. Vay efendim sen misin diyen. İş ya hızma ya ben raddesine kadar geldi. Kadın nasıl canı gönülden istediyse artık gece ucu içten kıvrık olan hızma burnumdan çıktı. Adamlar onu pense benzeri bir aletle d…

Geçtim!

Cümleten merhabalar efendim :)

Direksiyon sınavını geçtim! İkinci girişimdi sınava. İlkinde komisyondakiler de kursun hocası da o kadar sinir bozuculardı ki. Bakışları bile kasılmama sebep oldu resmen. Arkadan sürekli olarak dikkat et, arkada araba var, hızlı git, trafik seni mi bekleyecek, sürekli bu şekildelerdi. Işıkta durduktan sonra kalkamadım bende haliyle. Baya böyle suratının nuru kaçmış derler ya o tiptelerdi. İkinci sınava girdim cumartesi günü ve geçtim :) Adamlar kendileri tarif ediyorlar resmen şöyle yap böyle yap diye. Üstümden koca bir yük kalktı resmen ama var ya. Sıra ehliyet çıkarmada artık. 2016dan önce çıkartmam gerekmiş ama yoksa stajyer ehliyet olarak çıkar dedi kurstaki kadın. Mecburen Ankara'da çıkartıcam ehliyeti. Babam belli bir müddet arabayı bana vermemekte kararlı ama.

Kulak deldirecektim ya onu erteleyip burnumu deldirmeye karar verdim. İlla deldiricem ama bir yerlerimi :D

Dün Adana'dan Ankara'ya geldim. Şu an Ankara'da bir amcam iki teyze…

Çok mu ayıp hala mutluluk istemek?

Resim
21 bitti bugün. O kadar mutlu olup bir o kadar da çok kırıldım bu sene. 21den geriye sadece hayal kırıklığı, özlem kaldı. 22 böyle olmasın. Mutlu anların kıymetini öğrendim, değerini bir kez daha fark etmek için mutluluğum alınmasın elimden. Sevdiklerimden olmayayım bu sene. Bol huzurlu, bol sağlıklı olsun benim için.

Büyüdükçe ailemin benden beklentisi artıyor ve ben korkuyorum sanırım bundan. Dahası bana o kadar güveniyorlar ki... Mezun olduğum zaman ne yapacağımı bilemezken, daha seneye mezun olabilir miyim diye düşünürken onlar benim yerime hayal kurmaya başladılar bile. Hep ailenin akıllı, uslu, yanlış yapmayan, sorumluluk sahibi kızı oldum. Çok fazla güveniyorlar bana, eziliyorum bu güvenin altında bazen.

Aaa bir de bu sene pastamı bir kaç gün gecikmeli yiyeceğim sanırım.Her bulduğum şeyi yiyip azıcık alerji olup iki kez acillik oldum da.. Doktor bir kaç gün pasta, tatlı, baharatlı acılı şeyler yememem gerektiğini söyledi. Annem en son nazar duası okuyordu, esnemekten ağzı ayrı…

Daldan Dala

Adana'ya kaçtım ben. Azıcık erken oldu ama olsun. Bir sürü tatil vardı bütün arkadaşlarım da gitti. Ankara'da bir başıma kalmak istemedim o kadar gün. mutluyum mesudum :)
Hani şu bir önceki yazıda bahsettiğim çocuk vardı ya hoşlanmanın bir tık üstü gibi olan, hıhh o beni hiç öyle görmemiş. Bu çocuğa gittim bir güzel pastasını falan aldım (şeker hamuruyla yapılan pasta da hiç hoş değilmiş bu arada) yedik içtik oturuyoruz artık kalkmama yakın bu böyle bir sarılmalar bir sırnaşmalar falan, keşke önce kalbine almayı denesen dedim. Olmaz cesaretim yok dedi. Olursa ciddi bir şey istiyorum ben dedi. Sonra ben de bir şey demedim kalktım gittim arkadaşlarım bekliyordu zaten. Aradan bir hafta kadar sonra senin pastayı ne zaman alıyoruz ne zaman müsaitsin sen dedi, doğum günlerimizin arasında on gün falan var, gününü ayarladık bu gayet güzel pastamı almış etmiş. Sonrasında yine bir sarılma falan ben tekrar önce kalbine almayı dene bence dedim, olmaz istemiyorum ben seni hiç öyle düşünmed…

Başlıksız bu yazı

Selam. Naber, hayat nasıl gidiyor? İyisiniz inşallah? Benimki bir garip. Bol bol dengesiz barındırıyorum şu sıralar hayatımda.Bu arada düşündüm düşündüm başlık bulamadım resmen.

Böyle, hoşlandığım diyeyim ya da bir tık üstü, öyle bir çocuk var işte. Tatlı hoş sohbeti güzel falan ama dengesiz. Bildiğin dengesiz. N'apmam gerek bilmiyorum. Bir gün bakıyorum gün boyu konuşmuşuz bir gün bakıyorum resmen zorla konuşturduğumu hissediyorum. Geçen gün akşam birlikteydik falan şahaneydi. Tamam dedim oldu bu sefer adamdan ses seda çıkmadı bu sefer. İnsan bir merak eder gün içinde bir mesaj atar. Sınıfı bastılar okulda mıydın, bir şey oldu mu diye sor bari(boykot vardı da bugün okulda), yok hiç ses yok. Anlamıyorum ki bende mi sıkıntı ben mi fazla aceleciyim ya da yanlış anlamaya çok mu meyilli bir insanım. Normalde yağmurdan nefret eden ben o gece keşke hiç dinmese diye dua ettim resmen. Ben hiçbir şey hissetmediğim bir insana sarılmam öyle ya da sırf o ıslanmasın diye üstümdekini ona verip …

Burası soğuk, soğuk odalaar

Resim
Üşüyorum efenim baya üşüyorum. Sıcak memleketimi özledim ben. Sabahları soğukta okula gitmeyi özlememişim, amfide soğuktan bir anda ürpermeyi özlememişim. Evdeyken uyandığım saatte burada resmen öğlen yemek yiyorum. Sabahları erken kalkarken davulcu zurnacı daha ne olursa artık bir şey bulup evlenmeyi, okulu bırakmayı, Adana'ya geçiş yapmayı falan düşünüyorum yani sırf sabahları erken kalkmamak için. Bünye kaldırmıyor olmuyor kabullenemedi bunca senedir erken kalkmayı hele de soğuk havada erken kalkmayı. Uykusuz olunca, üşüyünce, aç kalınca asabi, çekilmez bir şey oluyorum ben.

Aaa ama arkadaşlarımı, bir de Ankarada aylak aylak gezmeyi özlemişim. Yurdu çok da özlememişim ama. Üçüncü senem aynı yurtta. Artık yurdun sahipleri yeni gelenlere, bak bu eskilerden ondan bilgi alabilirsin yurtla ilgili demeye başlamışlar benim için. Mini mini birler de soruyor bir de derslerde şöyle mi yapsak böyle mi diye, ego tatmini yaşıyorum resmen o an :D Oda arkadaşım da tıpçıymış. Kız resmen benim …

Ankara yolcusu kalmasııın

Resim
Ben galiba evde çok sıkıldım artık. Sanırım Ankara'ya dönme vaktim geldi de geçiyor bile. Aslında evde istediğim zaman yatıp kalkmaktan, istediğim an istediğim yemeği yemekten gayet memnunum.( ayy bu memnunumu yazmak ne zormuş o.O) Yurtta benim için en büyük sıkıntı yemek meselesi. Hem çok yemek seçen biriyim hem de çok sık acıkıyorum. Haliyle gecenin bir yarısı acıkma kısmından dolayı yurdu sevmiyorum. Hoş evde kalsam da üşenirdim ben yemek yapmaya ora
da da aç kalırdım da...

Ankarayı özledim galiba bir de. Neyini özledim bilmiyorum ama özledim işte bir şeyini. Oraya gittiğimde de Adanayı özledim burası çok soğuk diye dolaşacağım ortalıkta gerçi. Otobüs Adana'ya girdiği zaman sanki otobüsün içi bile bir farklı kokuyor gibi geliyor bana. Oysa ki sadece iki senedir ailem Adana'da yaşıyor, nereden geliyor bu adana sevdası bilmiyorum cidden. Ama yemekleri, o adamı buharlaştıran sıcağı, bicisi, sivrisinek yuvası kanalları yine de dünyanın en güzel şeyiymiş gibi geliyor. Hem şu…

Merhabaa :)

Merhaba, ben Uyuşuk Pollyanna.
Uyuşukluğun dibine vurabilen bir insanım evet. Arkadaşlarım da Pollyanna diyorlar bana. Aslında sadece sınav zamanı gelen bir iyimserlik bu. Pollyanna deyince aklınızda öyle hikayedeki gibi biri canlanmasın hemen :) Hocaların not verirken insaflı olacağına ve en kötü geçen sınavdan sonra bile geçebileceğime inanan bir insanım dahası etrafımdakileri de buna inandırırım, buradan gelme yani o Pollyanna.
Burayı günlük gibi kullanacağım sanırım. Okuyan olur mu açıkçası bilmiyorum. Aslında hali hazırda bir günlüğüm de var ama... Ben hep spiker olmak istemişimdir, aslında hep değil iki senedir istiyorum. Kendi fakültemle ilef yan yana ondan olsa gerek bu istek. Ha gerçi geveze biriyim ben konuşayım insanlar dinlesin ama lafımı kimse bölemesin falan bunu isterdim o yüzden bu spikerlik isteği de. Radyo spikerliğini isterdim hele, şarkıları da severim böyle her gece dinlemesi için şarkı gönderdiğim iki arkadaşım var. Eski sevgilimle arkadaş olduğumuz zaman o ister…